KGF ARTIK DÜNYANIN EN BÜYÜĞÜ

Göreve başladığımız andan itibaren Kredi Garanti Fonu’nun potansiyelinin vermiş olduğu farkındalıkla çarkları en hızlı şekilde döndürmenin yollarını aradık.

Son yıllardaki ekonomide yükseliş trendi sona ermiş büyüme rakamları beklentilerin altında gelmeye başlamıştı. Bu konjonktürde KGF çok şey yapabilirdi. Ancak öncelikle ‘DEĞİŞİM’ gerekliydi.

Değişim zor değil zahmetlidir. Personelden üst yöneticilere, ortaklardan iştiraklere işin tüm paydaşları bu sürece katılır ve süreci sahiplenirlerse mümkün hale gelir.

Biz tüm ekibimizle birlikte bunu başardık.

 

Bir yılda dünyanın en büyük kefalet kurumu olduk.

Peki kısaca neler yaptık?

Değişime önce kadrolarımızdan başladık. Özellikle finans sektöründe her işin başı ve temeli insan beynidir. Dolayısıyla insan unsuruna büyük yatırım yapmalıydık. Personel sayımızı artırmadan mevcutta değişiklikler yaptık. Nitelikli insanların, bilgi eksikliklerini giderebilecekleri bir sistemimiz olması gerekiyordu. Bu da ancak eğitimle mümkün olabilirdi. Çalışanların mevcut görevlerini daha iyi ve etkin yapabilmesini ya da farklı görevler üstlenebilmesini sağlayacak eğitimler almalarını sağladık.

Kurumsal kültürümüzü belirledik.

Bir kurumun kültürü ve değer yargıları iş stratejisinden çok daha üstündür; o kurumu başarıdan başarıya uçurabilecek bir güçtür. İş dünyasında fırsatlar gelir geçer ama insan faktörü daima kritik farkı yaratır. Beraber bir ekip çalışması sergileyebilen insanlar, yenilikçi ve sorumluluklarının bilincinde, birbirlerine başarılı olmaları için yardım eden, hizmet sevdasını gönüllerinde taşıyan ve şirket içinde veya ülkelerindeki sorunları çözebilmek için hemen seferber olabilen insanlardır. Bizim ekibimiz de öyle. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra bir karar aldık; daha önce bir günde yaptığımız işi yarım günde bitirdik.

Tüm süreçleri; politikalar, yönetmelikler ve uygulama talimatları belirleyerek yazılı hale getirdik.

Artık talepleri aynı gün değerlendiriyoruz.

Kredi onay komitelerini kaldırdık, kurum içsel değerlendirme sistemi KOBİS ile objektif kriterler doğrultusunda talepleri değerlendirmeye başladık. Özkaynaklarımızda uyguladığımız Portföy Garanti Sistemi’ni Hazine kaynaklı kefaletlerde de uygulamaya başladık. Bu sayede geçmişte 35-40 günü bulan talep sonuçlandırma sürelerini 1 güne kadar kısalttık.

Tüm bu ‘zahmetli’ çalışmalar sonucunda Türkiye büyümesine katkıda bulunduk, sanayide çarkların dönüşünü hızlandırarak tüm sektörlerde canlılığı sağladık, bankaların karlılık oranlarını arttırdık, karşılıksız çek oranlarını düşürdük, yabancı yatırımcının hatta uluslararası ekonomi otoritelerinin Türkiye ekonomisinin büyümesine olan güveninin tazelenmesini sağladık.

Kredi Garanti Fonu bugün Türkiye ekonomisini regule eden, reel sektör ve bankacılık sektörünü aynı paydada buluşturan, sadece KOBİ’lerin değil tüm işletmelerin finansmana erişimde en büyük destekçisi ve artık dünyanın en büyük kefalet kurumu.

Fakat başarıyı yönetmek yakalamaktan zordur. Yeni başarıların önündeki en büyük engel sağlanan başarıdır. KGF olarak sürdürülebilir başarı için yeni işbirlikleri arayışına, yeni sistemler geliştirmeye, gelişerek değişime devam edeceğiz.

2017 yılında yeni rekorlar kırmaya devam edeceğimize inancımız tam güvenimiz sonsuz.

İsmet Gergerli

Genel Müdür